XELKT
549.93
-0.65
XHARZ
92111.02
-0.12
XUTUM
12636.13
0.05
XSGRT
64952.92
-0.17
XUTEK
14237.31
-0.96
XHOLD
10183.23
-0.22
XU030
12170.32
0.43
XULAS
36577.91
-0.34
XUSIN
14814.83
-0.02
XBANK
16148.68
0.78
XMADN
6819.99
0.08
XU100
11156.2
0.15
XBLSM
5743.24
-1.79
XU050
9862.35
0.27
USDTRY
33.1413
0.02
EURTRY
36.0946
0.25
XAUUSD
2411.16
0.42
XAUTRY
79769.55
0.47

BİST100 Bu Hafta 4000 Seviyesine Geriler Mi?

22 Mayıs 2023, Pazartesi • Filiz Eryılmaz
img

BİST-100’de bu hafta bizi nelerin beklediğini analiz etmeden önce geçen haftaki gelişmeleri özetlemekte fayda görüyorum. İlk olarak seçimden önceki haftaya gidelim. Seçimden önceki Perşembe sabahı bir anket şirketi, seçimi Millet İttifakı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanmasının muhtemel olduğu sonucunu yayınladı. Yine aynı gün öğlenden sonra Sayın Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı yarışından çekilmesi ile birlikte, seçimi Sayın Kılıçdaroğlu’nun kazanacağı beklentisi oluştu. Başta yabancılar olmak üzere yatırımcıların banka ve holding hisselerine yönelmesi ile, bankacılık hisseleri bir haftada %26’lık artış göstererek, son 22 yılın en yüksek haftalık kazancını elde etti.

Tam da bu noktada soru şu; seçimden önceki haftada Sayın Kılıçdaroğlu’nun kazanma ihtimali fiyatlanınca, neden bankacılık hisselerinde yoğun bir alım söz konusu oldu? Aslında bu sorunun iki cevabı var. İlki, bildiğimiz gibi Millet İttifakı seçimi kazanırsa ekonomi politikalarında bir dönüş ile Ortodoks iktisat politikalarına geçileceğini dile getiriyorlar. Ortodoks iktisat politikası ile faizlerin artacağı öngörüsü de, “banka kârlılıklarının artması” ve “bankacılık hisselerine olumlu yarayacak” beklentisi ile, banka hisselerine olan talebi artırıyor. İkinci neden ise F/K’lar anlamında banka hisseleri oldukça ucuz. Bu nedenle Ortodoks iktisat politikalarına geçilip yabancı nezninde güven sağlanması sonrasında; yabancıdan, ucuz olması nedeniyle bankacılık hisselerine yoğun talep olacağı beklentisi kuvvetlenmişti. 

Seçimin ardından ise 15 Mayıs’ta gerek başkanlık seçimleri gerekse meclis çoğunluğu açısından seçimden hemen önceki fiyatlamanın tam tersi bir sonuç ile karşılaşıldı. Seçim öncesinde ağırlıklı olarak meclis çoğunluğunun Millet İttifakında olacağı fiyatlanmıştı fakat seçim sonrasında Cumhur ittifakının meclis çoğunluğunu da elde ettiğini gördük. Daha da önemlisi seçimden önceki hafta piyasa ilk turda Sayın Kılıçdaroğlu’nun kazanacağını fiyatlamasına rağmen, seçim ikinci tura kaldı. Açıkçası başkanlık seçimi sonuçları itibariyle elde edilen sonuç piyasanın en istemediği sonuç oldu diyebilirim. Piyasa kim kazanırsa kazansın ama seçim ilk turda bitsin ve seçim kaynaklı belirsizlik sona ersin istiyordu.

Haliyle 15 Mayıs sabahı beklenmeyen seçim sonuçlarının ardından 14 gün daha devam edecek seçim belirsizliği nedeniyle borsa açılış itibariyle devre keserek güne başladı ve BİST-100 endeksi Pazartesi gününü % 6.14’lük düşüşle kapadı. Borsadaki sert düşüşün ana nedeni, seçimden önceki hafta “Sayın Kılıçdaroğlu kazanacak” beklentisi ile satın alınan bankacılık ve holding hisselerinin sert bir şekilde satılması oldu. Bu satışla bankacılık endeksi Pazartesi %9.58, Salı günü de %7.97’lik düşüşle günü kapadı.  Bankacılık endeksi bu düşüşlerle haftayı %20.6’lık düşüşle kapadı. Endekste Salı günü itibariyle toparlanma çabası görmeye başladık. Bu çaba ile endeks Salı ve Çarşamba gününü artıda kapadı. Endekste Pazartesi günü gelen sert satışın ardından bu toparlanma çabasının ana nedeni; Sayın Erdoğan’ın ilk turu rakamsal olarak önde bitirip, %50 sınırına oldukça yakın olmasından kaynaklandı. Bunun yanı sıra meclis çoğunluğunu da Cumhur İttifakı’nın elde etmiş olması nedeni ile, Başkanlık seçiminde Cumhur İttifakı adayı Sayın Erdoğan’ın kazanma ihtimali piyasa nezninde “güçlü ihtimal” olarak değerlendirildi. Bu beklenti ile seçim belirsizliğinin piyasa için büyük ölçüde ortadan kalktığını söyleyebilirim. Hatta öyle ki geçen hafta “Cumhur İttifakı kazanacak” beklentisi ile GYO ve çimento hisselerinde güçlü yükselişler gördük. Bu hisselerdeki güçlü pozisyonlanmanın ana nedeni Cumhur İttifakının uyguladığı politikaların inşaat ve gayrimenkul sektörünü destekleyeceği beklentisi... Yine geçen hafta havacılık ve Varlık Fonu hisselerinde de güçlü alımlar gördük. Öte yandan yine geçen hafta Millet İttifakını desteklediği düşünülen holding hisselerinde de güçlü satışlar vardı. 

Perşembe gününe geldiğimizde ise gün sonuna doğru gelen sert satışlarla BİST-100 endeksi günü %3.43’lük düşüşle kapadı. Endekse Perşembe günü gelen bu satışın ana nedeni piyasaya ulaşan doğru olmayan bir haber akışıydı. Bu haber akışına göre Takasbank tarafından aracı kurumlara kullandırılan nakdi krediler, kredi büyüme oranı sebebiyle menkul kıymet tesis yükümlülüğüne bağlı tutulmaya başlanacak ve böylelikle Takasbank da kullandırdığı kredilerin limitlerini düşürecekti. Her ne kadar Takasbank, KAP’a, TCMB Menkul Kıymet Tesisi Tebliği'nden muaf olduğunu ve bu konu ile ilgili aracı kurumlara kullandırılan kredilerde bir daralma söz konusu olmadığını bildirse de, bu haber akışı ile riskli pozisyonlar azaltıldı ve endekse sert satış geldi. Bu satışla endeks haftayı %6.1’lik düşüşle 4501 kritik seviyesinden kapattı.

Şimdi gözler seçimden önceki son haftada. Endekste satışlar daha da derinleşir mi? Yoksa geçen haftaki piyasa nezdinde oluşan seçim sonucuna ilişkin belirlilik ile birlikte yükselişler gelir mi? Açıkçası sorunun cevabı için Pazartesi günü oldukça kritik. Burada ilk kritik unsur, her ne kadar Takasbank ile ilgili haber doğru olmasa da, tedirgin olan yatırımcı satış yapmaya devam edecek mi. Olur da satış devam eder ve Pazartesi günü ekside bir kapanış görürsek, BİST-100 endeksinde satış baskısının daha da artması beklenebilir. Ve bu satış baskısı ile endekste, 4000’e varabilecek geri çekilmeler de söz konusu olabilir. Tabii ki seçim de, belirsizliği güçlü tutmaya devam edecek. Bu hafta seçime ilişkin önemli açıklamalar olacaktır. Bu haber akışları ile volatilite artabilir. Takasbank haberi kaynaklı satışlar söz konusu olmaz ise piyasanın bu hafta, tıpkı geçen hafta Salı ve Çarşamba günü olduğu gibi seçimi kazanma ihtimaline yönelik olarak Sayın Erdoğan’ı önde görme ve ağırlıklı olarak bunu fiyatlama ihtimali güçlü olabilir diye düşünüyorum. Bu açıdan endeksin bu hafta aşağıda 4000 yukarıda da 5000 seviyesi olmak üzere 4000-5000 aralığında dalgalanma göstermesi güçlü bir olasılık olabilir diye düşünüyorum.

Bu arada seçim sonuçlarına ilişkin olarak “endekste kısa vadede ne gibi hareketler görebiliriz” ona dair de muhtemel senaryoları paylaşmak isterim. Seçim sonucunda hangi aday kazanırsa kazansın endekste seçim belirsizliği bitmiş olması nedeniyle bir rahatlama göreceğiz. Bu durumda Sayın Erdoğan’ın kazanması durumunda, “rahatlama rallisi” ile 5000’li seviyeler gündeme gelebilir diye düşünüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu’nun kazanması durumunda da bir rahatlama olacaktır. Ama bu ralliyi çok güçlü beklememek gerekebilir. Çünkü meclis çoğunluğu Cumhur İttifakında olacağı için, piyasa bu durumu bir “topal ördek” olarak görecek. Kılıçdaroğlu’nun istediği politikaları hayata geçirmesinin zor olabileceği düşünebilir. Yine Meclis’in de zaman zaman Sayın Kılıçdaroğlu’nu zorlayıcı yasaları gündeme getirebileceği beklentisi ile, yabancı da Kılıçdaroğlu’nun kazanması durumunda neler olup bittiğini anlamak için beklenenden daha uzun süre “bekle-gör” yapabilir. Bu nedenle seçimi sayın Kılıçdaroğlu kazansa da ralli daha zayıf kalabilir ve endekste en fazla 5700’lere ulaşan ralli sonrası kısa vadede yatay bir hareket (hatta bazı kesimlere göre satışlar bile) gündeme gelebilir.

ALB Yatırım Hesabı 
Başvuru Formu
ALB Yatırım hesabı başvuru formu ile 
hemen hesabınızı açın.
img +90